ŞAİR FORUM
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.


Edebiyatın Kalbi, Sohbetin Masasına Hoşgeldiniz !
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 Kerim ÖZBEKLER

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
volkan-uluc
Admin
volkan-uluc


Mesaj Sayısı : 270
Kayıt tarihi : 16/03/09

Kerim ÖZBEKLER Empty
MesajKonu: Kerim ÖZBEKLER   Kerim ÖZBEKLER EmptySalı Mart 17, 2009 11:25 am

Kerim özbekler bu nedir -->




1951-

Hayatı
1951 yılında nazıllı'de dünyaya geldı,
1957 yılında nazıllı turan ılkokulunda ılkokula basladı,
1962'de nazıllı cumhurıyet ılkokulundan mezun oldu,
1967'de ıha-hha-aa-tha muhabırlıklerıne basladı,
1967'de ortaokuldan ayrılarak çalısma hayatına atıldı,
1967'de nazıllı'ye baglı ısabeylı kasabası'nın futbol takımı 'ısabeylı gençlık spor kulübü'nün lısanslı futbolcusu oldu,
1.3.1972 yılında askerlık görevını yapmak üzere sıvas'a gıttı,
15.4.1974'te nazıllı sümerbank bez fabrıkası'na ısçı olarak gırdı,
5.11.1974'te tıcaret ajansı ısmı ıle bır tıcarethane kurdu, nazıllı tıcaret odası ve bag-kur'a üye oldu. Tıcarethane veresıye mal satmaktan 1 yıl sonra ıflas ettı,
5.11.1974'te yalnızlıklar benımdır ısmını verdıgı ılk sıır kıtabını çıkardı, kıtaplardan 100-150 tanesını sattı. Gerısı elınde kaldı ve ıflas ettı,
1.11.1975'te anadolu basın ısımlı aylık bır dergı yayınlamaya basladı, 1 ay ugrasıp dergının 75 tanesını satmaya muvaffak oldu. 1 dergılık sermayesı oldugu ıçın dergının 2.sayısını çıkaramadı ve ıflas ettı,
1975'te muhabırlık ısımlı kıtabını yazdı, bu kıtap basın pıyasasında ısım yapmasına neden oldu. Bu sayede bır çok gazetenın muhabırı oldu, çuvalla para kazandı,
2.10.1975'te aydın'ın yenıpazar ılçesınde efe ısımlı gazeteyı yayınlamaya basladı,
1975'te ısporta tezgahında kartpostal satmaya basladı,
9.8.1976'da merkezı karabük'te olan gazetecıler dernegı ege bölgesı baskanlıgı'na getırıldı,
1976'da saırler ve sıırlerı antolojısı ısımlı eserı yayınladı,
1976'da nazıllı ısımlı kıtabını yayınladı,1976'da varan bır ısımlı kıtabını yayınladı, 11.12.1977'de nazıllı beledıye baskanlıgı ıçın bagımsız aday oldu ve seçımı kaybettı,
1977'de muhtesem bır eser ısımlı kıtabını yayınladı,
8.3.1978'de nazıllı turızm dernegı yönetım kurulu üyelıgıne seçıldı,
18.5.1978'de bozdogan ılçesınde fısıltı ısımlı gazeteyı yayınlamaya basladı,
24.12.1978'de nazıllı beledıye baskanlıgı ıçın aday olduysada seçımı 2.kez kaybettı,
7.8.1978'de aydın ve ılçelerı ısımlı kıtabını yayınladı,
1979'da aydın'ın 11 ılçesınde kıtap pıyasasına gırdı,
1980'de çıkarmakta oldugu 3 gazeteyı kapattı,
1981'de aydın ve ılçelerı turızm rehberı-ege bölgesı turızm rehberı-ıç anadolu bölgesı turızm rehberı-ızmır ve ılçelerı turızm rehberı ısımlerını tasıyan 4 ayrı kıtap yayınladı,
1981'de ılkokul-ortaokul ve lıselerde kıtap-turızm konularında toplam 69 konferans verdı,
1972 yılında sıvas'ta askerlık görevını tamamladı,
1973 yılında nazıllı sümerbank bez fabrıkası'nda 8.5 ay ısçı olarak çalıstı,
1974 yılında anadolu basın ısımlı bır dergı çıkardı,
1975 yılında aydın'ın yenıpazar ılçesınde efe gazetesı'nı yayınlamaya basladı, bunu kuyucak
Ilçesınde yayınladıgı hızmet gazetesı takıp ettı.
Bu yıllar ıçınde bozdogan ılçesınde de fısıltı gazetesı'nı yayın hayatına sürdü,
1980 yılından sonra 9 adetı sıır kıtabı olmak üzere tanıtım-tarıh-cografya-sanat tarıhı-muhabırlık vb.türlerde 17 kıtap yazdı ve yayınladı,
1981 yılından sonra turızm-kıtap vb.gıbı konularda 200'e yakın konferans verdı (okul ve halk egıtım merkezı salonlarında) ,
10.5.1982'de mıllı egıtım bakanlıgı 2112 sayılı teblıgler dergısı'nde yazmıs oldugu aydın ve ılçelerı-ızmır ve ılçelerı-ıç anadolu bölgesı-ege bölgesı ısımlı 4 kıtabını faydalı bularak okullara tavsıye ettı,
11.3.1984'te nazıllı tıcaret odası meclıs üyelıgıne seçıldı,
25.3.1984'te nazıllı cumhurıyet mahallesı muhtar adyı oldu, 253 oy alarak muhtarlık seçımını kaybettı,
1985'te 10.000 okula 10.000 kıtap bagısladı,
22.10.1985'te ege zeybeklerını anma ve yasatma dernegı nazıllı subesı yönetım kurulu üyelıgıne seçıldı,
1986'da nazıllı tıcaret odası vergı daıresı takdır komısyonu üyelıgıne seçıldı,
1986'da ankara'da bulunan folklor arastırmaları kurumu'nun üyesı oldu,
1987'de nazıllı beledıyesı'nın bastırdıgı bır kıtapta efeler arasında ılk kez renklı bır fotografı yayınlandı,
18.11.1988'de cumhurbaskanı kenan evren'ı nazıllı'ye davet ettı,
1988'de ankara'da bulunan folklor arastırmaları kurumu'ndan ıstıfa ettı,
26.3.1989'da nazıllı cumhurıyet mahallesı muhtar adayı oldu, daha önce aldıgı 253 oy sayısını 450'ye çıkardı ama seçımı yıne kaybettı,
1990'da nazıllı halk kütüphane'sınde 12 hafta süren sevgı yılı toplantılarını organıze ettı ve yönettı,
5.9.1991'de nazıllı beledıyesı adına yayın-sanat-kültür fuarı açtı, bu olay 8-10 yıl sürdü. Burada bır çok gazetecı-yazar-saır-ressam-sarkı sözü yazarı vb. Gıbı kısıler bırbırlerı ıle tanısma ımkanı buldular,
20.10.1991'de aydın ılı bagımsız mılletvekılı adayı oldu, geçerlı 400 oy alarak seçımı kaybettı,
1992'de ıstanbul'da çalısmaları ıle ılgılı olarak 75'e yakın gazetecı-yazar-saır ve sanat sayfası yönetıcısıne brıfıng verdı, bu konudakı haberler 50'ye yakın gazete ve dergıde yayınlandı,
1995 yılında kayserı'de yayınlanan ercıyes dergısı'nın 21.sayfasında tayyar tahıroglu ımzası ıle 'nazıllı'de 4 usta kalem' baslıklı makale ıle hakkında kerım özbekler baslıgı adı altında yazı yazıldı,
26 temmuz 5 ağustos 2000 tarihleri arasında yapılan izmir özdere 9.uluslararası kültür sanat turizm festivali'ne iştirak ederek ''anlatamıyorum '' isimli şiirini okudu,
2001'de kerım özbekler gross market'ten nokıa 6110 marka cep telefonunu çaldılar,
26.12.2002'de nazıllı pazarında alıs verıs ederken çantasında bulunan 2 mılyar tl.sını 1 dakıka ıçınde yankesıcı çarptı,
18.4.2004'te ılk bılgısayarını aldı, herkese faydalı olsun dıye web sayfası açtı,
18.4.2005'te kerım özbekler gross market'e gıren profesyonel hırsızlar bılgısayar-yazarkasa-2 mılyart tl.sı para ıle 2 çuval sıgarayı çalarak kayıplara karıstılar. Polıs hırsızları su ana kadar bulamadı, bulamıyor,
2005'te aydın'dakı hürsöz gazetesı'nın yayınladıgı! Saırler antolojısı'nın 114.sayfasında fotograflı bıyografısı ıle 10 kadar sıırı yayınlandı,
2005'te aydın yazarlar saırler dernegı üyesı oldu,
16.03.2006'da tır soförü kardesı ekrem özbekler bılecık-pazaryerı ılçesınde hızla gırdıgı vırajı alamayıp tır'ı devırdı, araçtan 5-6 m.uzaga fırlayan ekrem özbekler öldü.
13.5.2006'da aydın yazarlar ve saırler dernegı kongresı'nde denetım kurulu üyelıgıne seçıldı.
23-24-25 hazıran 2006'da ısparta yazarlar saırler dernegı'nın saırler sölenıne ıstırak ettı ve orada 'türkıye süper devlet olmalıdır' ısımlı sıırını okudu.
21 ekım 2006'da ankara'da yazar ıhsan ısık (elvan yayınları) tarafından yayınlanan 'resımlı ve metın örneklı türkıye edebıyatçılar ve kültür adamları ansıklopedısı'nde bıyografısı yayınlandı,
3 kasım 2006 tarıhlı kuyucak dosyası gazetesı'nın 2.sayfası'nda süleyman duran ımzası ıle 'kerım özbekler ve yayınladıkları' baslıklı tam sahıfe röportajı yayınlandı,
17-18-19 kasım 2006 tarıhınde bursa büyüksehır beledıyesı-yerel gündem 21 sanatçılar çalısma gurubunun davetlısı olarak bursa'ya gıttı, orada bır çok gazetecı-yazar-saır-bestekar vb.gıbı sanatçılarla tanıstı ve 'memleketım' ısımlı sıırını okudu, bursa büyüksehır beledıyesı bu vesıle ıle kendısıne bır 'katılım belgesı' verdı,
09 subat 2007 tarıhlı van postası gazetesı'nın 2.sayfası'nda prof.dr.ısa kayacan tarafından 'kerım özbekler-eskı bır dost' ısımlı
Bır makale yayınlandı, bu yazı türkıye'de yayınlanan tam 10 gazetede yer aldı,
13 mart 2007'de hıcran dergısı kerım özbekler'le bır röportaj yaparak www.hicrandergisi.com ısımlı web sıtesınde röportajı 2 fotografla yayınladı,
18 mart 2007'de saır ergün dogan'ın yayınladıgı kıtabın tanıtım toplantısı ıçın ıncırlıova beledıye dügün salonuna gıttı,
2007 yılında aydın'da yayınlanan hürsöz gazetesı 2006 saırler antolojısı'nde vesıkalık fotografı-hayat hıkayesı-siırlerı yayınlandı,
4-5-6 mayıs 2007 tarihleri arasında nazillyibelediyesi tarafından yapılan ''nazilli şairler şöleni''ne iş tirak ederek ''her sakallıyı dedem sanıyorum'' isimli şiirini okudu,
29 mayıs 2007 tarıhınde aydın ıl seçım kurulu baskanlıgına müracaat ederek, 22 temmuz 2007 tarıhınde yapılacak olan genel seçımlere ''aydın ılı bagımsız mılletvekılı adayı'' olarak katılacagını ıfade eden dılekçe ve evrakları sundu,
22 temmuz 2007'de yapılan mılletvekılı seçımlerıne aydın ılı bagımsız mılletvekılı adayı olarak ıstırak ettı, 50.000 brosür dagıtmasına ragmen 81 oy alarak seçımı kaybettı,
15 mart 2008 cumartesı günü 200 ytl.degerındekı bısıkletını hırsızlar çaldı,
10 nisan 2008 tarihli ceyhan ileri gazetesi'nin 5.sayfasında ''yalnızlıklar benimdir'' isimli şiiri yayınlandı,
11-12-13 nısan 2008 tarıhlerı arasında 1.bodrum uluslararası kültür sanat sıır sölenı'ne ıstırak ettı, bıtez yalısı'nda ''bodrum kalesı'' ısımlı sıırını okudu,
Ankara'da yayınlanan 6 mayıs 2008 tarihli olay gazetesi'nin 2.sayfasında ''zaman'' isimli şiiri yayınlandı,
Haziran 2008'de manisa'nın salihli ilçesi'nde yayınlanan ''güldeste 2008'' isimli şiir antolojisinde hayat hikayesi ile şiirleri yayınlandı,
Aydın'ın söke ilçesi'nde yayınlanan pamukkale güneşi dergisi'nin mayıs 2008 tarihli nüshasının 13.sayfasında yazar ve şair selim sabit pülten ve şerif ekiz'le birlikte fotoğrafı yayınlandı,
4-5-6 temmuz 2008 tarihleri arasında yapılan yozgat 9.uluslararası sürmeli festivali şairler şölenine iştirak ederek sahnede ''memleketim'' isimli şiirini okudu,
5 temmuz 2008 tarihinde 2.yozgat-sorgun aşıklar ve şairler bayramı'na iştirak ederek sahnede ''anlatamıyorum'' isimli şiirini okudu,
22-23-24 ağustos 2008 tarihleri arasında yapılan denizli bekilli 8.sanat kültür şiir ve şarap festivaline iştirak etti,
16-17-18-19 ekim 2008 tarihleri arasında yapılan adana çukurova 3.halk kültür festivaline iştirak ederek ''memleketim'' isimli şiirini okudu,
7-8-9 kasım 2008 tarihleri arasında yapılan antalya 5.şairler buluşmasına iştirak ederek ''memleketim'' isimli şiirini okudu, kendisine ''türk şiirine hizmet plaketi'' takdim edildi,
28-29-30 kasım 2008 tarihleri arasında yapılan ürgüp 3.kapadokya şairler şölenine iştirak ederek ''memleketim'' isimli şiirini okudu,


Eserleri
Yalnızlıklar benımdır-sıırler-1974,
Muhabırlık-meslekı kıtap-1975,
Fıkralar-fıkralar kıtabı-1975,
Antolojı-sıırler-1975,
Saırler ve sıırlerı antolojısı-sıırler-1975,
Nazıllı-tarıh cografya turızm folklor-1975,
Varan bır-sıır-1976
Sanat albümü-sıırler karıkatürler öyküler-1976,
Muhtesem bır eser-sanat antolojısı-1977,
Aydın ve ılçelerı-tarıh cografya turızm-1978,
Ege bölgesı-tarıh cografya turızm-1981,
Izmır ve ılçelerı-tarıh cografya turızm-1981,
Aydın ve ılçelerı-turızm rehberı-1981,
Ege bölgesı-turızm rehberı-1983,
Iç anadolu bölgesı-turızm rehberı-1983,
Izmır ve ılçelerı-turızm rehberı-1983,
Aydın ve ılçelerı-tarıh cografya folklor-1984,

_________________
Hep Böyle Kal !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sairforum.yetkinforum.com
volkan-uluc
Admin
volkan-uluc


Mesaj Sayısı : 270
Kayıt tarihi : 16/03/09

Kerim ÖZBEKLER Empty
MesajKonu: Demirci Mehmet EFE 1   Kerim ÖZBEKLER EmptySalı Mart 17, 2009 11:27 am

Demirci mehmet efe
Kerim özbekler
aydın yazarlar ve şairler derneği
denetleme kurulu üyesi
gazeteci-yazar-şair

nazilli'nin pirlibey kasabası'nda demircilik yapan süleyman usta'nın oğlu olan demirci mehmet efe 1885 yılında karacasu'da dünyaya gelmiştir, siyah gözlü. 1.75 boyunda idi, askerliğini yaparken ermeni yüzbaşı mıgırdiç ile yahudi levi'nin şimşeklerini üzerine çekmiş. Bunların sürekli baskısı üzerinde olmuştur, o zamanlar hacı gavril ismindeki arkadaşı ile nazilli'nin asmalı meyhanesi'nde içki içen demirci kavga etmişler. Demirci hacı gavril'i pataklamış, güzelköy'e kadar da arkasından koşturmuş. Bu olaydan sonra aynı yerde asker olan hacı gavril izmir'e gidince mıgırdiç'e demirci'nin ikide bir firar edip nazilli'ye kaçtığını ve asmalı meyhane'de kafayı bulduğunu anlatmış. Dönüşünde mıgırdiç'ten dayak yiyen demirci onu yaralayıp nazilli'ye gelmiş, hacı gavril'ide öldürmüş. Evinden silahlarını alıp dağa çıkmış, bir hafta dağlarda dolaşmış. Pirlibey'e geldiğinde babası eline bir mektup verip o zamanların ünlü efesi çakıcı mehmet efe'ye ödemiş'e yollamış. Çakıcı mektubu okumuş ama demirci'yi çocuk bulmuş, onu fata (gökçen) bucağına ödemiş'li bir tanıdığı ile imamın yanına müezzin olarak verdirmiş. Demirci burada 5 ay falan koltuğunun altında kur'anı kerim'le hocalık ve müezzinlik yapmış. Bu arada çakıcı karıncalıdağ'da vurulmuş, demirci'de yanık halil ibrahim efe'nin yanına kızan olarak girmiş. Önceleri yanık halil ibrahim efe'nin adamları demirci için ''kızan olmak kim, bu şehir evladı kim ?'' bu yapsa yapsa nazilli'de şerbetçilik yapar, dağda caka satacağına pazarda süt yoğurt satsa daha iyi eder.'' derlermiş. Demirci bunların hepsini bir müsadere sırasında kurtarınca yanık halil ibrahim efe ''gördünüz analar neler doğuruyor, bana diyecek laf kalmadı gayri. Ölürsem vasiyetim olsun, efeniz bundan böyle ben değilim, aha budur..'' demiş.
Demirci 23 yaşından 36 yaşına kadar bu yörelerde efelik yapmış, karıncalıdağ'ı kendisine mesken tutmuş. 36 yaşında yurdu düşman işgal edince 49 kişi ile birlikte ''nazilli kuvayi milliye teşkilatı''nı kurmuş ve icra kuvveti nedeni ile kumandan tayin edilmiş. Birde namına ''aydın ve havalisi umum kumandanı demirci mehmet efe'' diye mühür kazdırılmış. Yunan işgaline karşı kurulan ilk ve en büyük cephe olan köşk cephesi'ni uzun süre ayakta tutmuştur. Bu cepheyi aşamıyan yunan kuvvetleri ingiliz-fransız-italyan'ları devreye sokmuş ve ingiliz amiral hek, fransız general binoze ve italyan general dalopye'den kurulu askeri heyet demirci'nin karargahını ziyaret etmişler. Konuşma esnasında misafirlerine armut ikram etmek isteyen demirci kızanlarından birisinin tepsi alarak armut ağacının altına geçmesini istemiş. Daha sonra her attığı kurşunla bir armudu tepsiye düşürerek misafirlerine ikram etmiştir. Bu görüşmelerden sonuç alamıyan heyet istanbul hükümetini sıkıştırmaya başlamış, o tarihe kadar nazilli'ye aklına getirmeyen padişah ve sadrazamı 4 kişilik maiyeti ile birlikte zamanın jandarma umum kumandanı ali kemal paşa'yı ilçeye göndermiş. Ali kemal paşa konuşma esnasında ''efe seni yanlış yola sürmüşler, gittiğin yol doğru değil. Bırak yunanlılar geçsin gitsin, onlar anlaşma ile giriyorlar.'' deyince demirci baş kızanı söke'li ali'ye ''ali sök şu adamın rütbelerini, buna türk subayının rütbeleri yakışmaz. Savaşı kazanırsa ona rütbeleri venizelos taksın..'' demiş ve maiyeti ile birlikte kendilerini hapsettirmiştir. Bu vakıadan 4 gün sonra nazilli'yi gezmek istediğini bildiren ali kemal paşa'ın isteği demirci mehmet efe tarafından uygun görülmüş ve ahmet efe nezaretinde nazilli gezdirilmiştir. Bu gezi sırasında kurtuluş savaşı'nın halk tarafından verildiğine inanan paşa hacılar kavağı mevkiinde çay içmiş, burada ahmet efe'ye ''siz nazilli'de küçük bir devlet kurmuşsunuz. İstanbul'a varmak nasip olursa gördüklerimi bir bir anlatacağım, meğerse bizi çok fena aldatmışlar. Bizi istanbul'dan efeler yunanlıları soyuyor diye göndermişlerdi, ben burada vatanı için savaşan bir millet gördüm. Hükümet olarak gaflet içinde bulunduğumuzu şimdi öğrendim ve kabul ediyorum..'' demiştir. Bu olaydan kısa süre sonra maiyeti ile birlikte serbest bırakılmıştır, demirci mehmet efe bu savaş esnasında 27 namuslu kadını kaçırıp ırzına geçen kıllıoğlu hüseyin çetesi'ni bozdoğan'da avanesi ile verdiği bir yemek ziyafeti sonrası imha etmiş. Misafir kaldığı burdur'da ki evden çarşaf çalan bir kızanını tek kurşunla öldürmüştür. Bir türlü köşk cephesi'ni geçemiyen yunan sonunda para vererek ''aydın'a dön'' başlıklı bildiriyi bastırmıştır. Yine bu bildiriyi para vererek türklere dağıttırmaya başlamıştır. Bunların tümünüde ele geçiren demirci mehmet efe bu iş karşılığında para aldıklarını itiraf edenlerin hepsini vatan haini olarak vasıflandırmış ve cümlesini zeytin ağacına astırarak idam ettirmiştir. ****** demirci mehmet efe'yi çok severdi, demirci mehmet efe 8.000 kişilik anzavur isyanı'nı 2.000 efe ile bastırıp ingiliz parası ile toplanan ve hepsi padişah yanlısı olan ''paralı askerler''in vatan haini olduğuna karar verdikten sonra kaçıp kurtulmalarına meydan vermemiş. Götürdüğü birbirinden tecrübeli, attığını vuran, uçanın ve kaçanın kurtulamadığı 2.ooo keskin nişancı efesi ile anzavur ordusu'nu imha etmiştir. Demirci mehmet efe'nin geldiğini duyan anzavur ile cavur imam silahlarını bırakıp kaçmışlar. Buna rağmen ingiliz yük gemisi ile istanbul'a kaçan anzavur ahmet karaya çıkar çıkmaz kuvayi milliyecilerin kurşunları ile ölmüş.4kez isyan etme fırsatı bulamamıştır, bu olaydan sonra 400 kişi ******'ü ziyaret için ankara'ya yollanmış. ****** demirci mehmet efe'nin 400 adamını 1 hafta ankara'da misafir etmiştir.
1000 kişilik kuvveti ile italyanlar burdur'u istila edince, demirci mehmet efe 4 gün sonra 1200 kişilik kuvveti ile gece vilayet merkezine girmiş. İtalyan bayrağı'nı göndere çekili vaziyette görünce vilayette görevli 6 jandarmadan 2'sini 4 efesi ile birlikte o zamanlar darbazoğlu isimli valinin evine göndermiş. Gece pijaması ile yataktan kaldırılan vali sorgu sırasında ''1000 kişilerdi, bir şey yapamadım..'' deyince demirci mehmet efe ''ankara'ya haber uçurmakta mı aklına gelmedi ?'' diye valiyi falakaya yatırtmış. Kan revan içinde kalan valiyi kızanları evine götürüp bırakmışlardır. Aynı gece mahalle aralarında davul zurna çaldıran demirci mehmet efe kenti 20.000 efe ile sardığını tellallarla halka duyurmuş. İtalyan bayrağınıda 2 jandarma eri ile karargaha geri götürtmüştür. Olaydan kısa süre sonra demirci'nin yanına gelen genç bir italyan subayı ile tercümanı sabahı beklemeden burdur'dan çekileceklerini. Ellerinde bulunan bütün erzaklarıda halka dağıtmak istediklerini, askerlerine dokunulmamasının yeterli olduğunu bildirdi. Demirci mehmet efe bunları kabul etti, italyanlar burdur'u o gece terk ettiler.

_________________
Hep Böyle Kal !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sairforum.yetkinforum.com
volkan-uluc
Admin
volkan-uluc


Mesaj Sayısı : 270
Kayıt tarihi : 16/03/09

Kerim ÖZBEKLER Empty
MesajKonu: Demirci Mehmet EFE 2   Kerim ÖZBEKLER EmptySalı Mart 17, 2009 11:28 am

Bu olaydan sonra nazilli'ye dönen demirci'nin karargahı suikast için organize edilmiş. Adamları bunu bilmesine rağmen demirci'nin burdur'dan dönüşünü beklemişlerdi, durum demirci'ye anlatıldığında o dokuzun hasan hüseyin efe'ye ''karargah çatısında 2-3 adam olduğu söyleniyor, olsa olsa yunanlıdır. Yanına 2 papaz al çık, aşağı inerlerse ne ala, inmezlerse hepsini birden ateşe verirsin. Ayrıca şehirde bulunan tüm rum evlerinide yakarız..'' demiştir. Emri yerine getiren dokuzun hasan hüseyin efe 2 papazla çıktığı çatıdan 2 rum'u indirmeyi başarır. 2 rum demirci'nin karşısında ''sizinle rumlar arasında savaş olacak, korkudan oraya çıktık..'' diye yalan söylerler. Üzerlerinde ise 2 filinta, 2 tabanca, 2 saplı alman bombası, 10 tane yerli yapımı el bombası ile 60 karışık mermi bulunmuştur. Demirci açıklamanın yeterli olmadığını, arkalarında bulunan adamların isimlerini istersede 2 rum konuşmaz. Demirci'nin emri üzerine falakaya yatırılan rumların hali bir ara papazların aklını oynatmasına yol açar, sonunda 23 kişinin ismi, adresleri ile birlikte ortaya çıkar. Demirci mehmet efe'nin yanına bu kişiler bulunup getirilir. Bunların içinde bulunan musevi hacı kosti'yi demirci mehmet efe çırılçıplak soyundurup dübüründen bir kurşunla vurur. Üstelik secdeye kapatarak, hacı kosti ölmüştür. Zira hem 22 kişiye başkanlık ettiği, halkı milli kuvvetler aleyhine kışkırttığı, üzerine vazife olmadığı halde onu bunu takip ettirdiği, köşe başlarına adam yerleştirip çevreyi kontrol altında tutmak istediği, demirci'ye dost görünüp arkadan vurmak istediği, demirci mehmet efe'nin daha önce ikaz etmiş olmasına rağmen öğrenilmiştir. Öteki 22 kişi gece zeytin ağaçlarına asılarak idam edilmiş, güneş üzerlerine sabahleyin böyle doğmuştur. Bu olaylardan sonra demirci mehmet efe nazilli'deki bütün rum evlerini arattı. Aramayı yapan dokuzun hasan hüseyin efe 300'den fazla mavzer, 3000'den fazla mermi ile bulunup gelince demirci mehmet efe'nin canı sıkıldı. Kendilerine yapılan bütün iyi niyete rağmen yerli rumların yunanlılarla işbirliği yaptığı kanaatine kapıldı. 2-3 gün içinde nazilli'deki tüm rumları vagonlarla denizli'ye sürdü, bu arada demirci mehmet efe'nin antalya'yı basacağı duyulmuş. Buradan kaçanlarda soluğu denizli'de almışlardı, derken bu sırada köşk cephesi 100 misli kuvvetle saldıran yunana karşı dayanamamış çökmüştü. Ahmet hulusi efendi denizli'den demirci'ye telgraf çekerek vatan hainlerinin sayısının arttığını, demirci mehmet efe'nin bazı rum erkeklerini başka yere sürmesini istemişti. Bir çok olay arasında kalan demirci önce karargahını goncalı'ya taşımış. Sonrada baş kızanı söke'li ali'yi ve adamlarını durumu kontrol etmeleri için denizli'ye göndermişti. Söke'li ali buradaki rum erkeklerini burdur'a sevk ederken içlerinden birisi düzgün bir türkçe ile ''efe bir dakika beni dinlermisin ? Ben nazilli sürgünlerindenim, hep biz fakirleri sürüyorsunuz. Oysa denizli'de ve tavas'ta zengin türk evlerinde saklanan rum'larda var..'' deyip 3-5 adres verince söke'li ali'de şafak attı. 2-3 adamı ile verilen en yakın adrese gitti, kapının arkasına saklanmış bir rum karı kocayı görünce evin sahibine meydan dayağı çekti, ötekileride istasyona postaladı. Bu arada olaylar böyle gelişirken padişah yanlısı miralay tevfik bey demirci'ye telgraf çekip ''efe tam yunan ordusu denizli'ye girecekken şehirdeki rumların damarına basmanın sırasımı ? Adamlarını derhal geri çek, yoksa çok fena olacak. Çıkacak olaylardan ben mesuliyet kabul etmem..'' dedi. Demirci bu telgrafın karşılığını ''sen telgraf makinası'nın başından çekil, söke'li ali'yi gönder..'' demişti. Yukarıda söke'li ali'nin türk evlerinde saklanan rumları aramakta olduğunu yazmıştım, tam bu sırada miralay tevfik bey'in kalem reisi söke'linin yanına gelip postahanede kendisini demirci'nin beklediğini söyledi. Söke'li postahaneye gitti, demirci'den adamları ile birlikte goncalıya dönmesi talimatını aldı. Adamlarını çağırmak için geriye gitti, bu arada jandarma kumandanı binbaşı hamdi bey ''efe silahlarınızı bize bırakın, kuvayi milliyecilere dağıtalım. Demirci orada size çok silah bulur..'' dedi. Bu teklifi söke'li ali olumlu karşıladı, tıklaç mustafa efe karşı çıktı. Sonunda hepside silahlarını bıraktılar, denizli'nin dabbağhane geçidi'ne geldiklerinde kendilerine ateş açıldı. Söke'li ali efe öldü, yalnızca tıklaç mustafa efe kurtulup goncalıya gelebildi. Demirci bu sırada kahve içmekte idi, tıklaç'ı yalnız görünce fincanı elinden fırlattı. Olanları duyunca miralay şefik bey'i, kızanlarını. Jandarma mülazımı şevki efendiyi ve 12 kızanını alıp istasyona koşuyor. Vagona atladıkları gibi denizli'ye hareket ediyorlar, denizli'ye istasyona gelmelerine az bir zaman kala trenden inip 3 vagonu denizli'ye boş gönderiyorlar. Bu arada demirci ve adamlarını harcamak için istasyonda hazır bekleyen yerli hainler makinisti sorguya çekipte demirci'nin 4.000 adamı ile geldiğini duyunca çil yavrusu gibi dağılıyorlar. Bu olaydan sonra istasyona gelen demirci korkudan bir köşeye saklanan istasyon memurunu buldurup bu işlerin elebaşısının kim olduğunu öğreniyor. Tahmin ettiği gibi ''miralay tevfik bey..'' cevabını alıyor, hemen buldurulup getirilmesini istiyor. Bu arada efe'lerin ellerinden silahlarını aldıran binbaşı halit bey'de bulunup getiriliyor. Demirci tevfik bey'e soru yöneltirken ''sen kim oluyorsunda bana hesap soruyorsun ?'' diyor. Bu sırada kızanları söke'li ali'nin cesedini getirip 2 metre yanına bırakıyorlar, zaten olaylara iyice canı sıkılan demirci fazla soru sormuyor. Tabancasını çektiği gibi miralayı öldürüyor, miralay söke'li ali'nin ayaklarının dibine düşüyor. Bundan sonra söke'li ali'nin yüzünü elleyen demirci denizli'ye dönüyor ve ''yakacağım ulan bu şehri yakacağım, taş üstünde taş. Omuz üstünde baş bırakmıyacağım..'' diyor. Derhal goncalı ve sarayköy'e haber salınıp bütün efeler çağırılıyor. 2 makinalı ile 1 top isteniyor, makinalılar hükümet konağı'nın 2 yanına yerleştiriliyor. Top kışlanın yanına doğru kuruluyor ve ağzı şehre çevriliyor, bu arada şehri ateşe vermek için bütün gaz bidonları toplanıyor. Muhtarlar demirci'nin karşısına diziliyor, onların verdikleri ve kuvayi milliye teşkilatına karşı olanların 35'i hemen eczahane'nin yanında öldürülüyorlar. Bu arada şeyh tahir efendi bin rica ile şehrin yakılmasını önlüyor, eski mezarlık ateşe veriliyor. Tarihe ''demirci'nin denizli katliamı'' olarak geçen bu vakıada toplam 80 kişinin öldürüldüğü biliniyor, bu olaydan sonra padişah'ın taraftarı olarak bilinen denizli'li zenginler ankara'da kurulan yeni hükümete telgraflar yağdırıp miralay şefik bey'in başka yere tayin edilmesine neden oluyorlar. Demirci mehmet efe kendi yaptığı bir hareketin miralay şefik bey'e fatura edilmesine çok üzülüyor.
Bu olaydan sonra demirci mehmet efe konya delibaş isyanını bastırmak için 3.000 efe ile yola çıkıyor, niyeti konya isyan ederse konya'yı yerle bir etmek, yolda geçtiği yerlerde kendisine bildirilen ne kadar ırz düşmanı, hırsız, kabadayı, stokçu, vatan haini, üçkağıtçı, soyguncu , mafya vb.gibi adam varsa hepsini ipe çekiyor. Bunların içinde ortalığı kasıp kavuran nice kabadayılar ''efe ben ettim, sen etme. Kulun kölen olayım, 1 yıl müddetle adamlarına bakayım..'' diye yalvaranlar oluyor ama demirci mehmet efe hiç birisine iltifat etmiyor. Hepsini idam ediyor, bu tür olayların ardı arkası kesiliveriyor. Bu tür işleri yapıpta demirci mehmet efe fırtınası'na yakalanmayanlar korkudan kabadayılıktan, fedailikten, militanlıktan feragat ediyorlar. Demirci mehmet efe'nin yolları bu niyetle geçmesi konya'ya çoktan ulaşmış, bir arkadaşının ''sen konya'da isyan bayrağını açarsan damat ferit sana konya'yı bağışlar..'' sözüne kanıpta konya'da isyan eden delibaş demirci'nin 3.000 kızanı ile geldiğini duyunca çoktan sırra kadem basmış. Demirci mehmet efe konya'ya geldiğinde kendisine iş kalmamıştır, bu olaydam kısa süre sonra delibaş en yakın arkadaşlarının ''hiç yoktan başımızı belaya soktun, senin yüzünden rahatımız huzurumuz kaçtı..'' suçlaması ile karşılaşmış ve başı kesilerek öldürülmüştür. Kesik başı konya hükümet konağı'na bırakılmıştır, konya delibaş isyanı'nın bastırılması bir telgrafla ******'e bildirilmiştir.
Tbmm demirci mehmet efe'ye konya isyanının bastırılmasından sonra ''milis albay'' rütbesi vermiştir, bu olaydan sonra ısparta'da konaklayan demirci mehmet efe bir gün ******'le telgraf muhaberesi yapar. Yaşının 40'a geldiğini, yorulduğunu ve dinlenmek istediğini bildirerek köyüne dönmek istediğinden söz eder. ****** ''biz savaşırken sen rahat edemezsin..'' derse de demirci mehmet efe'nin ''biz yunanı vura vura az sersem etmedik, senden son yumruğu yiyince mağlup olacaklardır paşam..'' demesi karşısında ikna olur. Bu arada ****** demirci mehmet efe'ye konya il jandarma alay komutanı olmasını teklif eder, yanında bulunan 1000 kızanını da kadroya almasını ister demirci mehmet efe ''benim 20.000 kızanım var, bunlardan 1.000 tanesini alıp konya'da il jandarma alay komutanı olmak yanlış anlaşılır. Diğer kızanlar bizi sattın der, efe'den subay olmaz. Zaten çoğu kurtuluş savaşında kahramanca çarpıştı, ben bunları nasıl ayırırım ? '' Diyerek bu teklifi reddeder. Demirci mehmet efe kızanları ile bu olaydan sonra bozdoğan'a gelir, buradan nazilli'ye geçer. Gözlerini doğduğu pirlibey kasabası'na çevirir,. Ağlar ağlar ''bu topraklarda doğdum, bu topraklarda öleceğim..'' der, kızanları peşine takılır ve pirlibey kasabası'na doğru yola çıkarlar. Dp kurulduğunda demirci mehmet efe'yi partiye davet ederler, kabul etmez. Mallarını müsadere etmekle tehdit ederler ''malımı mülkümü alabilirsiniz ama demirci mehmet efe'yi asla..'' der, teklifi yine kabul etmez. Demirci mehmet efe 5-2-1961 yılında nazilli'de vefat etmiştir, mezari nazilli eğriboyun mezarlığı'ndadır.

Kerim ÖZBEKLER'e Bu eserini Bizlerle paylaştığı için teşekkür Ederiz.

_________________
Hep Böyle Kal !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://sairforum.yetkinforum.com
 
Kerim ÖZBEKLER
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ŞAİR FORUM :: Edebiyat :: Usta Şairlerimiz-
Buraya geçin: